ANASAYFA|

İLK RÜZGAR TÜRBİNİ ÜRETİMİ URLA'DA

Ege Üniversitesi, Güneş Enerjisi Enstitüsü, Rüzgar ve Yenilenebilir Hibrid Enerji Sistemleri Ar-Ge Grubu Başkanı Y. Doç. Dr.Numan Çetini ziyaret edip, Rüzgar Enerjisi yatırımları ile ilgili söyleşi yaptık. HABER POSTASI

UP: Sayın Çetin, Türkiye Rüzgar enerjisinin ne kadarını değerlendiriyor ve şimdi nerelerdeyiz? ”Türkiye, Avrupa’da lider olabilme kapasitesine sahip bir ülke” 

Çetin: Rüzgar Enerjisi yatırımları denince akla Çeşme’ye kurulmuş (1998) Rüzgar Türbinleri gelir. Orada gördükleriniz, olması gereken Rüzgar Enerjisi yatırımlarının, 10.000’de biri mertebesindedir. Yani, henüz yolun başındayız. Burada Enerji Bakanımızı anmadan geçemeyeceğim. Kendileri göreve geldiklerinde, Türkiye’nin rüzgar türbini kurulu gücü 20MW iken, şimdilerde 476MW’a ulaşmış durumdadır. Yani, 24 katlık bir artış sağlanmıştır.

 

UP: Peki Rüzgarı bol olan bölgelerden bir kaçını bize söyler misiniz? 

Çetin: Evet, bunların başında Urla ilçesi gelir. Urla’nın hem güneşi, hem de rüzgarı boldur. Yani, yılın yaklaşık 8 ayı rüzgarlı geçer diyebiliriz. Bakin Almanlar, rüzgarı verimli alan tüm bölgelerini, rüzgar türbinleri ile doldurdukları için şimdilerde verimi çok düşük alanları bile değerlendiriyorlar. Senede, toplam bir ay rüzgar esen yerlere dahi Rüzgar Türbini dikiyorlar. Bizim, Türkiye’de rüzgarı sadece bir ay esen bölge bulmamız imkansız diyebilirim. Yani, Avrupa ülkeleri arasında rüzgarı en bol ülkeyiz, buna güneş de dahil.

 

UP: Peki Türkiye’de şimdi ne kadar Rüzgar Türbini, veya bu türbinlerden ne kadar enerji elde etmekteyiz? 

Cetin: Su an Türkiye’de Rüzgar Türbini kurulu gücü 476 MW’tır. Eksiğimiz; Elektrik işleri Etüt İdaresi’ne göre 48.000MW (50 metre yükseklik için), benim hesaplarıma göre 196.000MW (100metre yükseklik için). Kriz ortamlarında yapılacak en mantıklı ve doğru yatırım rüzgar projeleridir. Bu yönde yapacağınız yatırım ne ölçekte olursa olsun cok karli çıkacaksınız. İster servisini verin, ister türbinleri alıp satın, isterse üreten bir fabrikanın bölge bayiliğini alın, isterseniz de katılım payı alarak, borsaya kote olacak bu şirketlere erken yatırım yapmada geç kalmayın. Yatırımınız ne olursa olsun, %100 ün çok üzerinde kazançlar elde etmeniz mümkündür. Türkiye megawat düzeyinde yatırım yapacak şirketlere açık olmalı. Fakat; 1 kw’dan 500 kW’a kadar Rüzgar Türbinleri üreten şirketler bu işten en karlı çıkanlar olacaklar.

 

„100 Lira yatirim yapan, 700 lira kazanacak“

Eğer Rüzgar Türbini işinde hiç bir şey yapamıyorsanız, bu şirketlere kısmen de olsa ortak olun, veya katilim payı alarak borsaya kote olacakları günü bekleyin. Veya, daha klasik bir yöntem, kurulan bu türbin direklerine ortak olun. Çünkü her kurulan türbin ay’da net getiri eld sağlayacaktır. Yani kesinlikle yatırımınızın karşılığını kat kat alacaksınız. Türbin kanatları döndükçe, ertesi günü banka hesabınıza paranız yatacaktır. Bunu göz ardı etmesin yatırımcılar. Bu şirketlerin batması mümkün görünmüyor. Ancak sıfır rüzgar olduğunda kar elde edemeyen bu türbinler, ki bu çok düşük ihtimal, en geç ertesi günü kara geçeceklerdir.

“her sabah kalktığınızda net kar elde edeceksiniz”

UP: 476 MW üretim yapan, su an itibariyle rüzgar türbinlerimiz oldugunu söylüyürsunuz? Peki aslında ne kadar rüzgar türbinimiz olmalı ve ne kadar elektrik enerjisi üretmemiz gerekmekte? 

Çetin: Ortalama %35 kapasite faktörü ile yıllık üretimimiz şu an itibariyle 1,5 milyar Kilowat saat (kWh). Bu değer Türkiye’nin elektrik enerjisi tüketiminin % kacini karsiliyor biliyor musunuz? Yaklaşık, 1000’de 1’ini. Bakın, Almanya 2010 yılında 28.000MW Rüzgar Türbini kurulu gücüne ulaşacak. Kıyaslar mısınız? Bizler yerimizde sayıyoruz ve beni bir bilim adamı olarak ta üzen bu. Bizim kar elde etmek gibi bir beklentimiz olamaz. Bizler araştırma ve geliştirmede hassas bir Enstitüyüz ve ülke kalkınmasına elimizden geldiği kadarıyla destek sağlıyoruz, ne yazık ki bizleri duyan yok denecek kadar az.

 

UP: Peki Almanya’nın şu an Rüzgar Enerji kapasitesi nedir? 

Çetin: Almanya’nın Rüzgar Enerji kurulu kapasitesi 2008 itibariyle 24.000 MW’tı aşmış durumdadır. Adamlar bu hedefleri 10 yıl kadar önce koymuşlar ve adım adım ulaşıyorlar. Almanya; 28.000MW kurabiliyorsa (2010), peki Türkiye ne kadar kurabilir? Size anlatayim, Bizim teknik Rüzgar Enerjisi potansiyelimiz Almanya’nın yaklaşık 7 katı. Evet yanlış anlamadınız, 7 katı bir potansiyele sahibiz aslında. Ve bunun içinde üç tarafı denizlerle kaplı olan alanlarımız henüz yok. Onları da dahil ederseniz Avrupa’nın en büyük rüzgar enerji kurulu kapasitesine sahip ülkesi olabiliriz. Açıkçası, kapasite olarak Türkiye 196.000 MW Rüzgar Türbini kurabilir. Tabi bu değerlere, ithal türbinlerle ulaşamazsınız. Malum, ithal edilen her parça karşılığında yurt dışına döviz kaçacaktır ve türbinler önce 5-8 yıl onlar için dönecek sonra da bizim için çalışacaktır. Neden her zaman ülkemiz için dönmesin ki?  

 
“bakin bunlar çok basit bakkal hesaplarıyla bile anlaşılabilecek konular” 

Çetin: Bakin, dört işlemi yapabilen herkes bu hesaplamayı yapabilir. Peki bizim şu an yapmamız gerekenler nelerdir? Bakin, Almanya bu düzeye nasıl ve ne kadar zamanda gelmiş bir bakalım; 1990 yılında başlamışlar bu yatırımları yapmaya, yani 1990 ile 2010 arasi kaç yil? Toplam 20 yıl. Bizler bu yatırımlara Türkiye’de 1998 yılında başladık. Araya giren krizleri de hesaba katarsak diyelim ki 2000’li yıllar başlangıcımız olsun. Koyun üzerine 20 yıl, yani 2020. Bu uygulanabilir bir yöntem. Demek ki 2020 yılında Almanya gibi, bu şekilde uygulanan bir yöntemle, mantıklı bir hedef elde etmiş oluruz. İşte en basit hesap bu. 2020 yılında 28.000 MegaWatt (MW)’a ulaşabiliriz. Bu hayal ürünü bir şey değil. Ayni zamanda ispatlanmış bir yatırımdır. İlave olarak tek yapmamız gereken yerli Rüzgar Türbini üretimini desteklemek. Çünkü Almanya kendi rüzgar türbinlerini kendi ülkesinde üretiyor. İthal türbinle de bu hedefe ulaşabilirsiniz. Bu şuna benze; yaklaşık 50 yıldır araba (oto) sektöründe olan bir ülkeyiz, araba üretiyoruz. Peki özgün ve yerli tasarım bir arabamız ülkemizde ve dünyada satılıyor mu? Fiat, Ford , Toyot’a gibi yabancı firmalara lisans parası ödeyerek ürettiklerimizle ancak bu noktaya gelebildik. Rüzgar Türbinlerinde de böyle olmaması için Enstitü olarak, yerli firmalara her türlü ar-ge desteğini sağlıyoruz. 

 

“bunları kaç yıldır söyleye söyleye saçımızı başımızı yolduk” 

Çetin: Bu anlattıklarım Türkiye’nin değerleriydi. Peki diğer ülkelerde durum nedir? Bakın Maldiv Adaları, 1000 küçük adacıktan oluşmakta. Yani her bir adanın Rüzgar türbinine ihtiyacı vardır. Bu adalar şu an bu ihtiyaçlarını Mazotla gidermekteler. Ama uzun vadede bu bir çözüm değildir. Sürekli yükselen petrol fiyatlarının göstermiş olduğu artışlar, fiyat dengelerin bozukluğu ve spekülatif yatırım yapanların aç gözlü olmaları, insanları Rüzgar Türbini yatırımı doğrultusunda

yönlendirmektedir. Yani, bakın Türkiye, dünyada rüzgar enerjisi ve Türbin üretimi konusunda markalaşabilir. Yeter ki yerli yatırımcımızın önünü açalım. Bizim insanımız üretkendir, çalışkandır, her şeyin en iyisini yapabilir. Bizim insanımız gölge edilmediği taktirde, başka ihsan istemez.

 

UP: Peki bu anlattığınız değerlere ne kadar zaman içinde ulaşabiliriz? 

Çetin: Size sunu belirtmekte fayda var. Bakin şimdi diyelim ki 2020’de 28.000MegaWatt(MW) kurulu güce ulaşacağız ve ulaştığımızı varsayalım. Peki kaç yılında 196.000 MegaWatt’a ulaşırız? 2050 yılında uygulanabilir hedef 196.000MW kurulu güce ulaşabiliriz. Ortalama kapasite faktörünü %20 alırsak, yıllık rüzgardan elektrik enerjisi üretimiz 343 milyar kilo-watt-saat (kWh) olur. Türkiye’de 2008 yılı elektrik enerji tüketimi yaklaşık 200 milyar kWh (kilowatt saattir). Eğer 2008’de 200 Milyar ise, o zaman 2050 yılında elektrik ihtiyacımız, 10 yılda %30 arttıgını düşünürsek 30 yil sonrasını siz düşünün…. UP: Peki elektrik fiyatları bu artışla nerelere kadar gidecek böyle?

 

“bu yükselişle yakında 24 kuruş yerine, kilowatsaati’ne 1 lira verecegiz, bu’da 4 katidir” 

Çetin; Senelik elektrik fiyatlari ortalama %10 artmaktadır. Yani cent(Euro) bazında hesaplandığında bu böyledir. Ama TL bazında bakıldığında bu veriler iki katına, yani %20’lere çıkabilir. Ama, biz yine de iyimser yaklaşalım ve yükselişin yıllık %10 olduğunu varsayalım. Mesela; şu an kWh’tine her şey dahil 25 kuruş ödediğiniz faturaya bu nasıl ve ne kadar yansıyacak? Her yıl %10 yükseldiğinde 10 yıl sonra, şimdi ödediğiniz elektriğin 4 katını, yani ortalama 1 lira olarak ödeyeceksiniz. Kısaca; 200 TL ödediğiniz aylık elektrik faturası 800 Lira olacaktır. Burada tek çözüm alternatif elektrik üretme yollarını aramak ve bu konuda yatırımlar yapmaktır. Bu durum, TL bazında normal bir hesaplama. Tabi buna bir’de ülkenin farklı olaylar nedeniyle erken seçime gitmesi, tekrar koalisyon hükümetleri kurulması veya daha ekstrem (…..) durumların yaşanması gibi durumlar eklenmesi durumunda bu rakamlar 10 katına çıkabilir. Bu da Türkiye’mizi tekrar götürebildiği kadar geri görecektir. Çok mu kötümserim acaba? Ekstrem misaller verirsek eğer, kendimizi ona göre hazırlamış ve alt yapımızı ona göre tamamlamış oluruz. Bir HOTEL kompleksin aylik ödediği elektrik faturasi 100.000 TL’dir. Bunun 4 kati yükseldiğini düşünür müsünüz? Nelere ve kimlere yansıyacağını?

 

UP: Tarımsal alanların durumu nedir bu konuda? 

Çetin; Sadece tarımsal alanlar değil, ayni zamanda seracılar, siteler, belediyeler, sokak aydınlatmaları, su pompalama sistemleri, hastaneler vs vs vs….Bakin belediyeler en çok enerji masrafnı su pompalarken yapıyorlar. Veya başka bir örnek hastaneler. Mesela, Urla Devlet Hastanesinin elektrik ihtiyacının tamamı, hastane arazisine dikilecek rüzgar türbinlerinden karşılanabilir ve hastane yolu pırıl pırıl aydınlatılabilir. Limanlara bedava elektrik verebilirsiniz. Yani, bunlar genişletilebilinir. Spor tesisleri, Futbol stadyumları vs vs vs. Türkiye’nin 2050 yılına gelindiğinde yıllık elektrik enerji talebi 450 milyar KiloWatt saat olacaktir. (450.000.000.000kWh)Bu talebin 343 Milyar Kilowatt saatlik kısmı Rüzgar Türbinlerinden elde edilmesi mümkündür ve veriler gerçektir. Bence, hedefimiz bu olmalı. UP: Peki bu türbinleri yerli üreten bir firma var mi?

 

„inanilmaz ama, tek yerli üretim Urla’da“ 

Cetin; Sadece kanat veya kule yada jeneratörünü değil bir rüzgar türbininin bütün parçalarını özgün bir tasarımla yerli üreten bir firma var, şirket adi ECOWINDLimited. Bu firma, Urla’da , Türkiye’nin bu konuda yatırım yapmış tek şirketi durumunda. Görünen o ki, bu insanlar Urla’nin kaderini değiştirecekler. Daha sonra da Türkiyenin. Değer tespitlerini, ölçümlerini ve teknik denetimini TÜBİTAK TEYDEP projesi kapsamında, Üniversitemiz (Ege Üniversitesi) ve Orta Dogu Teknik üniversitesi tamamlamıştır. İnanılmazı başarmış bu arkadaşlar atmış oldukları bu adımla ülkeye gerçekten artı değer kazandırmaktadırlar. Teknik konuda profesyonel mühendislerin, yönetim konusunda uluslararasi sirket yöneticilerin, pazarlama konusunda yabancı iştirakçilerin bir araya geldiği bu grubun elinde 1 kVA’dan, 100kVA’ya ve yaz sonrasi 500kVA’ya kadar Rüzgar Türbini mevcuttur. Teknik veriler, elde ettikleri Türbinlerin Avrupa standartlarında olduğunu ve fiyat açısından da Avrupa türbin piyasasının %50 altında olduğunu göstermekte. Seçtikleri bölge açısından da mükemmel bir tercih. Her yani rüzgar olan Urla, burada dünya markası olabilecek bir şirketi içinde barındırmakta. Sanırım yakin tarihlerde halka katılım payı dağıtmak şartıyla şirketlerini ortaklığa açmayı düşünmekteler. Tabi bu Enstitümüzü ilgilendiren bir konu değil. Biz, teknik değerlere ve AR-GE yönüne bakarız. Bu arkadaşların oluşumları teknik ve piyasa açısından profesyonel olmaları, her türlü danışmanlık hizmetleri verebileceklerini de göstermekte. Dünya’nın 18 ülkesinde ana distribütörleri olan şirket yakin tarihte türbinleri ihraç etmeyi de planlamaktadır. Gerçi bizler kendilerini ilk önce yurt içi piyasasına yönelmelerini tavsiye ediyoruz ama, zaman her şeyi gösterecektir. Urla ve civarında seracilarin cok olmasi, sahil seritlerinin uzun olmasi, sitelerin bollugu ve tarım sektörünün geniş olması sanırım yurt dışına açılmalarını ilk etapta ic piyasaya yetistirememe gibi problemlerden dolayi engelleyecektir. Tanitim amacli URLA içmeler deniz kenarında kuracakları türbini gidip görmenizi tavsiye ederim. Bu şirket Türkiye’nin gururu olacaktır kanaatindeyim.

   

UP: Sayin Cetin, bizlere ayırmış oldugunuz zamandan ötürü tesekkür ederiz. 

Çetin; Ben teşekkür ederim. Yeniliklere açık olmalıyız. Girişimcilerin önünü açmalıyız. Kalkınmada mucize beklemek yanlış olur. Ektiğinizi biçersiniz.

 

Y. Doç. Dr. Numan Cetin

Ege Üniversitesi, Güneş Enerjisi Enstitüsü, Rüzgar ve Yenilenebilir Hibrid Enerji Sistemleri Ar-Ge Grubu 35100 Bornova / İZMİR

   

 
Okunma  Okunma : 31166
Yazdırılabilir Sayfa Yazdirilabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Gorusleriniz

LISANSIZ URETIM 1000 KW'ya ÇIKIYOR
ECOENERJİ'den tarihi hamle
ECOENERJI Yeni kadrosuyla, yeni adresinde
ECOTECH 500 DIRECT DRIVE
6 Adet 500 KW Satılık
ENERJIDE MUTHIS HAMLE
HERKES ELEKTRIK SATABILECEK
Elektrikte olağanüstü hal ilan ediliyor

Eğer elektrik üretme imkanınız olsaydı ?..





 ECO ENERJY © 2009 Tüm Haklary Saklydyr  |  Panel

SITE DESIGNED BY BLUE RISE